Gök’ün mü Göğün mü? Siyasetin Dilinde Gücün ve İdeolojinin İnce Çatışması Bir siyaset bilimci olarak bazen en basit kelimelerin, en derin iktidar mücadelelerini sakladığını fark ederim. “Gök’ün mü, göğün mü?” sorusu da bunlardan biridir. İlk bakışta dilbilgisel bir fark gibi görünse de, bu ayrımın arkasında güç ilişkileri, iktidarın dili ve toplumsal aidiyet üzerine derin bir mücadele yatar. Çünkü dil, yalnızca iletişim aracı değil, iktidarın kendisini yeniden ürettiği bir alandır. Güç, Dil ve İktidar: “Gök’ün” Sahipliği “Gök’ün” ifadesi, bir mülkiyet çağrışımı taşır. Bu, egemenlik fikrini çağırır: göğün sahibi kimdir, kim “gök” üzerinde söz sahibidir? Devletlerin, iktidarların ve kurumların kendi alanlarını “mülk”…
Yorum BırakYazar: admin
Bir Sofrada Eşitlik: Hamur İşinin Dili, Toplumun Aynası Kahvaltı Masasında Başlayan Düşünceler Sabahın ilk ışıkları mutfağa süzülürken, çayın demine karışan umut kokusu ve unun beyaz tozu arasında bir hikâye gizlidir. Belki de toplumun aynası, en çok sofralarda görünür. “Kahvaltıda hamur işi ne yapılabilir?” diye sorduğumuzda aslında yalnızca bir tarif değil, bir yaşam biçimini konuşuruz. Çünkü kimin yaptığı, kimin oturduğu, kimin hizmet ettiği… hepsi toplumun sessizce yazdığı bir senaryonun parçalarıdır. Bu yazıda, hamur işini sadece bir lezzet olarak değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin küçük ama derin bir yansıması olarak konuşacağız. Bir Hamurun Ardındaki Emeğin Cinsiyeti Hamur işi denilince, çoğumuzun…
Yorum BırakGeviş Getiren Hayvanlar Helal Midir? Eğitim Perspektifinden Bir Bakış Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değildir; aynı zamanda dünyayı anlamamızda, sorgulamamızda ve etrafımızdaki her şeye farklı bir gözle bakmamızda en güçlü araçtır. Öğrenmek, dönüşümü sağlar. Bu dönüşüm, sadece bireysel anlamda değil, toplumsal olarak da büyük etkiler yaratır. Ancak eğitimin en değerli yönlerinden biri, bizi daha derin düşünmeye ve kendi değerlerimizi yeniden gözden geçirmeye yönlendirmesidir. Bu yazıda, “Geviş getiren hayvanlar helal midir?” sorusunu, öğrenmenin gücünden faydalanarak, hem bireysel hem de toplumsal açıdan ele alacağız. Geviş Getiren Hayvanlar ve İslam’da Helallik Helallik, İslam’da yiyeceklerin ve içeceklerin temiz, saf ve müslümana uygun olup olmadığını…
8 YorumBoğazda Kaşıntı ve Öksürük Ne İyi Gelir? Bir Edebiyatçı Perspektifinden İnceleme “Kelimenin gücü büyüdükçe, hastalıkların tedavi edilmesi daha da mümkün hale gelir.” derdi bir zamanlar, sözcüklerin gücünü bir şifa aracı olarak kabul eden edebiyatçılar. Edebiyat, insan ruhunun en derinlerine dokunan bir dil aracıdır. Ve her kelime, bir hikaye anlatırken, tıpkı boğazımızdaki kaşıntının derin bir anlam taşıması gibi, ruhsal ya da bedensel bir iyileşmeye de olanak tanır. Her metin, her satırda bir iyileşme arayışı barındırır. Tıpkı boğazdaki kaşıntı ve öksürük gibi, vücut da bazen bu hastalıkları çözüm arayarak bir anlatıya dönüştürür. Boğazda kaşıntı ve öksürük sorununa yaklaşırken, edebiyatçı bakış açısı, kelimelerin…
6 YorumHakketmek Mi? Gerçekten Kendimizi İfade Etmenin Yolu mu, Yoksa Toplumun Sınırlarında Sıkışmak mı? “Hakketmek…” Bu kelime son yıllarda çok fazla duyduğumuz ve neredeyse bir davranış biçimi haline gelen bir kavram. Peki, bu kadar yaygınlaşan “hakketmek” anlayışı gerçekten ne ifade ediyor? Hepimiz hayatımızın bir noktasında, belki de sıkça, “Bunu hakkettim” diye düşünüyoruz. Ama gerçekten hak ettiğimiz şeyler var mı, yoksa kendimizi kandırıyor muyuz? Hakketmek, başarıya giden yolda sadece bir adım mı, yoksa aslında toplumun bizden beklediği standartlar içinde sıkışmak mı? Bugün, hepimizin içinde kaybolduğu bu kavramı cesurca sorguluyoruz. Hakketmek Ne Demek? Kelime anlamıyla, “hakketmek”, bir şeyin elde edilmesinin bir tür meşruiyet…
4 YorumGerçekçi Sanat Anlayışı Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, sıklıkla karşımıza çıkan bir kavramdır sanat. Sanat, yalnızca estetik bir ifade biçimi olmakla kalmaz, aynı zamanda insan psikolojisinin derinliklerine dair ipuçları sunar. Gerçekçi sanat anlayışı, bireylerin iç dünyalarını dışa vuran bir yansıma olarak, psikolojik analiz açısından da oldukça zengin bir alandır. Peki, gerçekçi sanat anlayışı nedir? Bu anlayış, nasıl bir psikolojik çözümleme süreci sunar? İnsan davranışlarının, duygu ve düşüncelerinin bu tür sanatla nasıl ilişkilendirilebileceğini keşfetmek, yalnızca estetik bir inceleme değil, insan zihnini anlamaya yönelik bir derinlemesine keşif de olabilir. Bu yazıda, gerçekçi sanat anlayışının bilişsel, duygusal ve sosyal…
6 YorumHaile: Bir Aile Kâbusu Nasıl İzlenir? Bir akşam, rahatça koltuğa oturup bir film izlemek istiyorsunuz ama bir türlü karar veremiyorsunuz. İyi bir gerilim filmi, ailenizle birlikte izleyebileceğiniz bir dram ya da gizemli bir korku filmi… Peki, ya “Haile: Bir Aile Kâbusu”? Bu film, insanın tüylerini diken diken eden gerilimi, duygusal derinliği ve dramayı aynı anda sunan bir yapım olarak, oldukça dikkat çekiyor. Ama bir sorunuz var: “Haile: Bir Aile Kâbusu nasıl izlenir?” İşte size, bu soruyu yanıtlamakla kalmayıp, film hakkında da bir hikâye anlatacağım. Hem biraz gerilim, hem de bolca gerçek hayat dokunuşuyla… Hazırsanız, başlıyoruz! Haile: Bir Aile Kâbusu Nedir?…
Yorum BırakGastroenteroloji mi Dahiliye mi? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Ekonomi, kaynakların sınırlılığı ve bu kaynaklar üzerinde yapılan tercihlerle şekillenir. İnsanlar günlük hayatlarında farklı seçimler yaparken, sağlıkla ilgili kararlar da benzer şekilde sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanma çabasıyla belirlenir. Sağlık alanında, hangi uzmanlık dalının tercih edileceği de, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir ekonomik karar süreci gerektirir. Gastroenteroloji mi, dahiliye mi? sorusu, aslında sadece tıbbi bir tercih değil, aynı zamanda kaynak tahsisi, hizmet erişimi ve toplumdaki ekonomik eşitsizliklerin bir yansımasıdır. Bu yazıda, bu iki tıbbi alanın ekonomi perspektifinden nasıl şekillendiğini ve toplumsal refah üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu ele alacağız.…
Yorum Bırak“Will Be Going To” Hangi Tense? Felsefi Bir İnceleme Bir Filozofun Bakışı: Zamanın ve Dilin Doğası Zaman, insanın en eski meraklarından biridir. Antik filozoflardan modern düşünürlere kadar birçok düşünür, zamanın doğasını ve insanın zamanla ilişkisini sorgulamıştır. Bu yazıda ise, zamanın dilsel bir boyutunu, yani “will be going to” ifadesinin anlamını, felsefi bir bakış açısıyla ele alacağız. Dil ve zaman ilişkisini anlamak, yalnızca dilbilgisel bir konu değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir meseledir. Felsefi anlamda, dilin zamanla kurduğu ilişki, hem insanın dünyayı anlaması hem de dünyadaki yerini kavrayabilmesi açısından önemlidir. Bir dildeki zaman ekleri, yalnızca konuşanın ne zaman bir…
Yorum BırakHamallar Nasıl Yük Taşır? Bir Mesleğin Görünmeyen Yükü Hamallık, tarihten günümüze kadar varlığını sürdüren bir meslek dalıdır. Ancak nedense bu meslek, çoğu zaman arka planda kalır ve hak ettiği değeri bulmaz. Evet, hamallar yük taşır, ama sadece fiziksel değil, toplumsal anlamda da büyük bir yük taşırlar. Peki, hamallar gerçekten nasıl yük taşır? Yalnızca kollarını değil, aynı zamanda emeklerini, haklarını ve insanlık onurlarını da taşıyorlar mı? Bu yazıda, hamalların yük taşıma şekillerini ele alacağız ama bunu sadece işin fiziki yönünden değil, mesleğin sosyo-ekonomik ve kültürel boyutlarından da tartışacağız. Kimilerine göre, hamallar sıradan bir iş yapıyor; kimilerine göre ise bu meslek, toplumun…
6 Yorum